Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

Her durumu kendi döneminde değerlendirmek, değişen koşullara göre değişimine saygı duymak gerekir.

Misal, erkek çocuğun daha kıymetli olması ve erkek çocuk doğuran kadının daha değerli olması…

Sizce neden böyle bir kanaat oluşmuştur bazı toplumlarda?

Aslında çok basit bir mantığı var… Erkek demek ordu demek eski dönemlerde. Ordu da devletin devamı demek! Ne kadar çok erkek çocuk dünyaya gelirse, o kadar kalabalık ve güçlü bir ordu olur ve devlet yaşamına devam eder. Savaşa gidip yeri geldiğinde öldüreceği, yeri geldiğinde de öleceği için erkek önemlidir!

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

“Erkek çocuğumuz oldu, soyumuz devam edecek…” denmesinin mantığı da budur tam olarak… Yoksa soyadı kanunu henüz çıkmadığı için, erkeğin soyu kimlikte yazan bir kelime ile devam ettirmesi mümkün değil o dönemlerde…

Soy, savaşarak devam edebilen bir kavram o yıllarda…

Diyebilirsiniz ki, “Ne gerek var savaşmaya, oturun güzel güzel… Hepi topu kaç kişisiniz zaten dünyada! Koskoca dünya yetmiyor mu?” Maalesef hayır! Yetmiyor!

O zamanın dünyası üreten bir dünya değil! İnsanlar sadece dünyayı yiyorlar. Bir yer bitince, başka bir yere gidiyorlar. Bugünün üreten dünyasında da durum çok farklı değil, insanlar üretmesine rağmen hala dünyayı yemekle meşguller. Neyse bu başka konu!
Ne diyorduk? Şayet siz fethetmeye gitmezseniz diğer ülkeler “Allah, Allah! Bunlar epeydir fethe çıkmadılar. Eski güçlerinde değiller herhalde!” deyip ordularını toplayıp kapınıza dayanıyorlar. Hatta öyle ki, sırf güçlü düşmanlar saldırmasın diye, göstermelik fetihler bile yapılıyor tarihin belli dönemlerinde… “Fake” Fetihler…

Tüm dünya ülkeleri fethetmek ile fethedilmek arasında gidip geliyor!

“Olmak ya da olmamak… İşte bütün mesele bu!”

Velhasıl, olmak için erkek fiziksel üstünlüğünden ötürü savaş meydanında gerekli! Bu yüzden de önemli…

Zaten tam da bu yüzden, kadın çocuk büyütme, ev işlerini yapma gibi görevleri üstleniyor ya…

Çünkü erkek bir çıkıyor savaşa diye evden, aylarca yok… Döndüğünde, eğer dönerse, bitap düşmüş durumda, bakıma muhtaç… Adam yüzlerce kilometre gitmiş, savaşmış, yaralanmış gelmiş, çayı da o mu demlesin? Çocuğun bezini de o mu değiştirsin yani?!

Hani teşbihte hata olmaz, askerliğini yapanlar bilir… Kısa dönem askerler, geri hizmette yemek hazırlar, temizlik yapar, kışlanın getir götürüne bakar… Komandolar da savaşır! O misal… Nasıl ki komandolar geri döndüklerinde bir elleri yağda, bir elleri balda bakım ister, eski dönemin erkekleri de öyle bakım ister.

Savaşmayan, savaşa gidene bakmakla yükümlüdür. Bir nevi rol paylaşımı…

Diğer yandan, bugün “Çocuk gelin” olarak adlandırdığımız durum, ilk insan döneminde ya da 1700’lü yıllarda olmazsa olmaz bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü ortalama insan ömrü ilk insanlarda 20 yıl iken, 1700’lü yıllarda 30 yıl…

Yani insanlığın devamı için ilk insan 13-14 yaşında, yani ergenliğe girer girmez üremek durumunda.

Geriye zaten 5-6 yılı kalan anne baba, çocuklarını dünyada bırakırken gözleri arkalarında kalmasın…
Şayet o dönemde “Çocuk geline hayır!” denseydi, bugün muhtemelen kimse bu konuyu konuşmuyor olacaktı… Hatta kimse konuşmuyor olacaktı! Kimse olmayacaktı zaten…

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

İlk çağda böyleydi de 1700lü yıllarda farklı mıydı durum? Hayır! 1700’lü yıllarda ilk insana göre biraz daha gelişmiş olan insanlık, çocuklarının mürüvvetini görebilecek kadar hayatta kalabiliyordu en azından. Ancak, mecburi çocuk gelin durumu o dönemde de kaçınılmazdı. Savaşlar var… Ordu asker bekler… 13 ile 30 arası 17 yıl… Nedir ki, su gibi akıp geçer… Daha çok çocuk doğurmak lazım. Hatta mümkünse direkt asker doğurmak lazım. O yüzden de cinsel münasebete ergenliğe girer girmez başlamak lazım!

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

Tabi ilk çağ zamanlarında bu durum pedofili olmuyor, çünkü o dönemdeki insanlar pedofili nedir bilmiyorlar. Öte yandan ilk insanda kadın 12 yaşındaysa, erkek de en fazla 20 olabiliyor. 8 yaş fark, o zamana göre çok mazur görülebilecek bir durum.

Bugün böyle mi bu durumlar?

Hayır!

Savaş hali olmadığı sürece ki artık savaşlarda da kadınlar çok daha aktif görev alabiliyorlar, bu gelenekleri yaşatmanın pek bir mantığı yok…

Öte yandan artık savaş cephede göğüs göğüse yapılmıyor. Strateji gerektiriyor. Olasılıkları değerlendirme kabiliyeti yüksek, insan ilişkileri kuvvetli kişiler günümüz savaşlarında daha güçlü komutanlar durumuna geldi.

Hani beyinin çalışma prensiplerine bakacak olursak, kadınlar bu konularda fani erkeklere göre daha başarılı. ( Bkz. BEYİN KURALLARI – John Meduna )

O halde soyu devam ettiren, savaşın bilfiil içinde olan ve hatta geçim mücadelesinde erkek ile yan yana çalışan kadına, hala arka plandaki işleri yüklemek adil mi?

Hayır!

Öte yandan bugünün dünyasında ortalama yaşam ömrü 75’lere gelmişken, hala 12-13 yaşında fizyolojik gelişimini dahi tam olarak tamamlayamamış kadınları anne olmaya zorlamak barbarlık, onlarla cinsel münasebette bulunmak ise pedofolinin bariz göstergesi midir?

Evet!

Ki düz mantıkla, basit bir orantı kurarsak, ortalama ömrün 20 yıl olduğu ilk çağ döneminde kadın 13 yaşında anne oluyorsa, bugün 48 yaşına kadar bunun yolu var… Bırakın kadınları hayatlarını yaşasınlar!
Çocuklarını büyütecek daha çok zamanları var..

Hadi ilk çağ çok adil değil diyelim, 1700’lü yıllar referans olsun bize… O zaman da 32,5 yaş bugünün dünyasında kadın için ideal anne olma yaşı olarak karşımıza çıkıyor.

Velhasıl, diyeceğim o ki! Tarihi sadece okumayın… Anlayın… Mantığını anlamadan ne bir şeyi eleştirin, ne de bir şeyi savunun…

Gelenekleri de sadece gelenek diye muhafaza etmeyin, değişen dünyada siz de değişin…
Muhafaza ettiğiniz her şey kar olmayabilir… Gelenlere bazen ek yapmak icap edebilir…

Kadının ne önemi var? Mühim olan insanlık

Okan METİN

Okan METİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir